Merhabalar

Deprem ve Yangına Karşı Entegre Acil Durum Kaçış Planları

Geçenlerde bir arkadaşım anlattı ofislerinde yangın tatbikatı yapmışlar. Herkes panik halinde sağa sola koştururken bir düzensizlik bir karmaşa… Neyse ki gerçek bir yangın değilmiş ama o an aklıma düştü Ya deprem olsa? Hem de şiddetli bir deprem… İşte o zaman panikle karışık bir de korku ekleniyor işin içine. Deprem ve yangın kelimeleri bir araya gelince insanın içini bir ürperti kaplıyor gerçekten.

İşte tam da bu yüzden Entegre Acil Durum Kaçış Planları hayati önem taşıyor. Sadece ve sadece binalar için değil okullar hastaneler alışveriş merkezleri… Hatta evimiz için bile böyle bir plana ihtiyacımız var.

Tehlike Analizi ve Risk Değerlendirmesi

Düşünsenize evinizde yangın çıktığında kaçış yolunuzun önü bir dolap tarafından kesilmiş. Ya da deprem sırasında çökme riski olan bir duvarın hemen altında duruyorsunuz. İşte bu noktada devreye Tehlike Analizi giriyor. Evinizi iş yerinizi adım adım gezip olası tehlikeleri seçmek ve bunlara karşı önlemler almak… Mesela o dolabı taşımak o duvarı desteklemek misali…

Bir keresinde bir müze gezisinde rehberin anlattığı bir olayı unutamıyorum. Müzede çıkan küçük çaplı bir yangın sırasında ziyaretçilerden biri panikleyip yanlış yönlendirme tabelasını takip etmiş ve kendini çıkmaz bir koridorda bulmuş. Neyse ki itfaiye ekipleri zamanında müdahale etmiş ama o kişinin yaşadığı korkuyu bir düşünün. İşte bu yüzden acil çıkış yollarının açık ve net bir şekilde işaretlenmesi yangın söndürme cihazlarının kolay ulaşılabilir olması ve herkesin bu konuda bilinçlendirilmesi gerekiyor.

Acil Durum Ekiplerinin Oluşturulması ve Eğitimi

Bir öteki mühim konu da Acil Durum Ekipleri. Yangın söndürme eğitimi almış ilk yardım bilgisi olan insanları sakinleştirip yönlendirebilen gönüllülerden oluşan bir ekip… Bu ekip sistematik olarak tatbikatlar yapmalı acil durum senaryolarını canlandırmalı ve olası aksaklıkları tespit ederek planı aralıksız güncellemeli.

Hatırlıyorum da üniversitedeyken bir deprem tatbikatına katılmıştık. Öğretmenimiz o kadar gerçekçi bir şekilde anlatmıştı ki sanki o an deprem oluyormuş misali hissetmiştim. Hatta bazı arkadaşlarım panikleyip sıraların altına saklanmıştı. İşte o an anladım ki varsayımsal veri tek başına yeterli değil pratik de şart!

İletişim ve Iş birliği

Son olarak İletişim ve Iş birliği a da değinmek istiyorum. Acil bir durumda herkesin aynı bilgiye ulaşması yetkililerin talimatlarını anında iletmesi ve ekipler arasında mütenasip bir proje ortamının sağlanması çok mühim. Aksi takdirde karmaşa ve kaos kaçınılmaz olur.

Düşünsenize bir deprem sonrası telefon hatları çökmüş elektrikler kesik… Böyle bir durumda nasıl haberleşeceğiz? İşte bu noktada alternatif etkileşim yöntemleri devreye giriyor. Telsizler megafonlar hatta daha önce belirlenmiş toplanma alanları… Unutmayalım ki kriz anlarında çabuk ve doğru etkileşim hayat kurtarır.

“`