Eczacılar İçin Ruhsat Alımında Yeni Yönetmelik Değişiklikleri
Yönetmeliğin Kapısını Aralayan Rüzgar Ne Değiştiğini Gören Gözler
Kimileri sabaha karşı sahil kenarında düşünür büyük kararlarını, kimileri de gece yarısından sonra yayımlanan resmî gazeteler üzerinde alır kaderini. İşte tam da öyle bir gecede, eczacılar için mühim bir eşik daha gözümüzün önünde belirdi. Müstesil zamandır konuşuluyordu, söylentiler koridorlarda dolaşıyordu ama nihayet netleşti eczane açmak, artık sadece ve sadece sermaye işi değil, kararlılık ve kurallara harfiyen uyan sabır işi haline geldi.
Hasta yakını olup da eczacınız var mıydı efendim cümlesini duymamış olan yoktur belki. Ama bu cümlenin arkasında dönen işler saatler süren nöbetler, denetimler ve evrak peşinde koşturmalarla örülmüş bir düzen demekti. Şimdi o düzenin dosyasında yeni bir sayfa açıldı ve eczacı ruhsat yolculuğu bambaşka bir hale büründü.
Sürecin tam ortasında duran eczacı dostum Ayşen, geçen gün kahvemi içerken içini döktü biraz. Ben bu ruhsatı almak için üç değişik ilin sağlık müdürlüğünde toplam yirmi sekiz kere evrak teslimi yaptım, dedi. Parmaklarıyla sayınca fark etti ki her adımda yeni bir yönetmelik detayı önüne çıkmıştı. Başta kimse fark etmedi belki ama artık su yüzüne çıktı. Çünkü yeni yönetmelik, aklı başında olan her eczacının kafasını en az bir kez karıştırdı.
Bu karışıklık tesadüf değil. Tespit edilmiş ki son yıllarda gelişigüzel açılan bazıeczaneler hem nüfus yoğunluğunu aşmış hem de hak gaspına dönüşen uygulamalara kapı aralamış. İşin öyle bir noktası var ki tek bir mahallede üç ayrı eczacı ruhsatsız çalışmaya başlamış. Tamamı bunların ardından yetkililer bir araya geldi, görüştü, dinledi, ele aldı ve sonunda bu revizyon çıkartıldı.
Ruhsat Artık Koşarak Değil Tırmanarak Alınıyor
Bu cümleyi duyunca sanki Alp Dağları’na tırmanıyormuş misali hissetmiş olabilirsin ama eczacıysan benzetmenin şaka olmadığını bilirsin. Çünkü eczacılık ruhsatı almak artık öyle elini kolunu sallayarak yapılacak bir iş değil. Adım adım planlanmış bir parkur adeta. Eskiden kalbinizi koyuyordunuz, şimdi sabrınızı da koymanız lazım.
Yönetmelikte yapılan ilginç değişikliklerden biri o meşhur nüfus kriteri. Eskiden bin beş yüz nüfus başına bir eczane izni veriliyordu ama artık bilimsel yöntemlerle güncellenmiş oranlar belirlenmiş. Eczanelerin açılabileceği alanlara harita üzerinden planlama getirildi. Artık her gelen şurada bir eczane açsam nasıl olur sorusuna sağlık müdürlüğü harita göstererek yanıtladı.
Yeni mezun eczacılar için bu durum sevinçle karışık bir gerilim yarattı. Çünkü ne yalan söyleyeyim bu karar sistemi biraz acımasız ama mantıklı. Herkes İstanbul’da sahil kasabasında eczane açmak isteyince, haliyle deniz kenarındaki sokaklar reçete kutu kutu antihistaminle dolmuş. Durum böyle olunca da Sağlık Bakanlığı durun bakalım bu böyle gitmez diyerek frene bastı.
Ruhsat alacak eczacılar arasında adeta yeni bir yarış başladı desek yeridir. Alan seçimi, belge düzeni, dijital başvuru sistemi derken aşama parmakla sayılır hale geldi. Ayşen’in dediğine göre başvuru sürecinde sadece ve sadece doğru dosya yerleştirmeyi bilsem yeterdi diyen çokmuş ama artık o işler geçmişte kaldı. Yeni sistemde sen sadece ve sadece belgeleri doğru yerleştiremeyeceksin, eşzamanlı olarak o belgelerin ne anlatmak istediğini de doğru okuyacaksın. Çünkü her detay dikkatle incelendi.
Çıkartılmıştı müstesil zamandır ve şimdi yürürlüğe girdi. İtiraz etmek isteyen varsa da itiraz yolunun ucu açık değil. Çünkü yapılan düzenlemenin amacını kimse inkar edemiyor. Kamu yararı gözetilmiş, halk sağlığı ön planda tutulmuş. Belki ilk başta eczacılar için ruhsat alma süresi uzadı ama çalışma düzeni oturduktan sonra iş yükünün azalacağı umuluyor.
Eski Dostlar Ruhsat Kuyruğunda Tecrübeye Saygı Ama Gençlere Başlıca hedef
Geçen hafta Ankara’daki bir eczacılık sempozyumuna katıldım. Salonda otururken bir meslek büyüğüm geldi yanıma, yıllarını bu işe vermiş biri. Eliyle kolunu sıvazlayarak ben bu kadarını beklemiyordum dedi. Ruhsatların yeniden gözden geçirilmeye başlanması onu üzmüş. Çünkü yıllarca aynı mahalleden kopmamış, halkla güven kurmuş biri olmuş ama ona da yeniden başvuru süreci getirilmiş.
Yeni sistemde dikkat çeken asıl nokta şu ilk defa ruhsat alacaklarla, yıllardır bu işi yapan tecrübeliler aynı kuyruğa konmuş ama başvuru sıralaması bir algoritmaya (!) göre değil, sıraya göre ilerlemiş. Öyle sen kıdemlisin geç öne durumu olmamış. Bunun sonucunda bazı tecrübeli eczacıların yüzünü düşürmüş. Ama gençler için nefes olmuş. Üniversiteden yeni mezun çıkan genç eczacılar, bu düzende daha çok kendilerine şans bulduğunu söyledi. Sosyal medya gruplarında nihayet sesimizi duydular diyerek sevinçlerini paylaştılar. Bir nebze olsun umut ışığı yandı.
Bir başka eczacı adayı da şöyle söyledi. Başta karmaşa vardı ama şimdi her adımı biliyoruz. Müşkül ama sistemli, artık sürpriz yok. Bu cümle ne yalan söyleyeyim içimi rahatlatmıştı. Çünkü kaosun olduğu yerde adalet kurak kalır bilirim. Yeni düzenlemenin belki de en kıymetli bölümü buydu sürpriz yoktu artık.
Bakanlık yeni sistemi anlatırken kullandıkları terimlerde hep aynı şey göze çarptı. İzlenecek yol, itidal, gereksinim. Neler bahsettiler neler. Sağlık hizmetine adil erişim sağlanması. Kamu kaynaklarının aktif kullanımı. Ve en önemlisi halkın ihtiyacı kadar eczacı. Bu ifade bazılarını düşündürdü. Çünkü gerçekten gereksinim var mıydı bu kadarına demekten kendini alamıyor insan.
Ama gözlemler ne söylüyor derseniz durum net. İlçelerde, mahallelerde aynı cadde üzerinde açılan üç dört eczane ilginç bir rekabete dönüşmüş. Bunun sonucunda hizmet kalitesini baltalamış. Hal böyle olunca, yeni yönetmelik çok değil birkaç ay sonra meyvesini vermeye başladı. Karışıklık azaldı. Eczane dağılımı daha dengeli oldu. Hastanın eczane eczane dolaşma durumu azaldı.
Gelecek İçin Bir Yol Haritası Ruhsat Değil Misyon Yüklenmek
Eczacılığı sadece ve sadece ilaç satan bir meslek olarak görenler için bu revizyon korkutucu ihtimal dahilinde ama biraz içeriye bakınca işin özü görünür hale geldi. Çünkü bu meslek, halk sağlığının kalesi sayılır. Kimsenin canı, şu ya da bu sorunun gölgesine düşmemeli. Eczane ruhsatı almak o yüzden artık daha kıymetli. Yeni revizyon mesleğe ruh katmayı da getirmiş desek yalan olmaz.
Kimi öğrenci ben ne zaman kendi yerimi açacağım diye dertlenebilir ama bu dert, peşinden giden için ödül haline döner. Ruhsat almak bir hedefse, o hedefin içine şimdi biraz daha çok yükümlülük eklendi.
Ayşen geçenlerde şöyle anlattı. İlk ruhsatımı aldığımda elim ayağım titredi. Şimdi yeniden başvuru yaptım çünkü taşındım. Ama bu kez sadece ve sadece tedirginlik değil, sahiplenme hissi geldi. Çünkü prosedürdeki her adım bana bu mesleğin kıymetini tekrar hatırlattı.
Duygulu bir anlattı anlayacağın. Sadece ve sadece kâğıt işi değilmiş meğer. Her formun arkasında bir anlam yüklenmiş gibiydi. Yeni revizyon bunu fark et