Eczane Açılışı İçin Neler Gerekli

Hiç düşündünüz mü, kendi eczanenizi açmak aslında hayal ettiğiniz kadar zor mu? Ben ilk adımlarımı atarken sürekli acaba eksik bir şey bırakır mıyım diye kaygılanıyordum ama inanın, doğru adımları atarsanız her şey yoluna giriyor. İstanbul’un karmaşasında adım başı eczane görüp kendi mekanınızı açmak kulağa uzak gelebilir ama işin aslı öyle değil. Sizi öyle gürültülü, tozlu şantiye ortamına sürüklemeyecek; planlı ilerlerseniz çok keyifli bir süreç bile olabilir.

İlk aşama tabii ki Eczacılık Fakültesinden mezun olup diplomanızı almak. Bireysel yeteneklerinizi konuşturmanın da tam sırası. Elinizdeki diplomayı alınca artık behemehâl bir eczane açamazsınız. Önce bir meslek odasına, yani Eczacı Odası’na kaydolmanız gerekiyor. İstanbul Eczacı Odası’nın kapısından içeri ilk adımı attığım o gün, ahşap panellerin üzerinde yazan isimleri okuduğumda biraz gururlandım. Kayıt için mezuniyet belgesi, kimlik fotokopisi ve birkaç evrak daha isteniyor. Odadaki yardımsever danışmanlar size eksiklerinizi bir bir anlatıyor, panik yapmayın.

Odaya kaydınızı yaptırır yaptırmaz sıra ruhsat başvurusu aşamalarına geliyor. Kafanızda canlandırın, kendi kliniğinizde duvardaki saat tıkır tıkır işlerken, güneş camdan içeriye sızıyor ve siz ilk hastanızı karşılamaya hazırsınız. Ama bunun öncesinde yapılacaklar listesi kabarık. Şimdi gelin, eczane açılış ruhsatı için gerekli adımları adım adım inceleyelim.

Ruhsat Alma Süreci Nasıl İşler

Neden bazı eczaneler hızla açılırken kimileri aylarca bekler? Bence asıl mesele planlama ile alakalı. İşin başında mevzuatı dikkatlice okumak gerekiyor, yoksa yetkililerden azar da işitebilirsiniz, bizzat gözümle gördüm!

Öncelikle, eczane açacağınız yeri seçmelisiniz. Lokasyon seçimi çok önemli. Bir gün Üsküdar’da gezerken yeni açılan bir eczaneye tanık olmuştum; köhne bir apartmanın giriş katı, henüz duvarlarda boyacı ellerinin izleri duruyor, mermer tezgah henüz parlak ve pürüzsüz. Dilerseniz kendiniz yeni bir mekan kiralayıp sıfırdan başlayabilir ya da devir alma yolunu tercih edebilirsiniz. Her iki durumda da mekanın sağlık ve belediye yönetmeliklerine uygunluğu şart.

Alan genişliğinden havalandırmaya, tuvalet ve danışma alanına kadar tüm detaylara dikkat etmelisiniz. İstanbul’da genellikle daracık mekanlarda işimizi büyütmeye çalışıyoruz fakat yönetmelik eczane için asgari 35 metrekarelik bir alanı şart koşuyor. Bir de depolama alanı var, ilaçların saklanma koşullarına mutlaka özen gösterilmeli. Geçen sene Bakırköy’de bir meslektaşım, uygun havalandırma sistemi takılmadığı için başvurusu geri dönmüş, sadece bir havalandırma eksikliği bütün süreci bir ay geciktirmişti. Dikkat etmenizi şiddetle öneririm.

Mekanı hazırladıktan sonra, dilekçenizi bağlı bulunduğunuz İl Sağlık Müdürlüğü’ne veriyorsunuz. Dilekçede yer ve açılış talebinizi açıkça yazmalısınız. Yanına ekleyeceğiniz belgeler arasında tapu fotokopisi, kira kontratı, yerleşim planı, diplomalarınız ve oda kayıt belgeleri bulunmalı. Hepsini dosya halinde teslim etmelisiniz, dosyanın sağlam ve düzgün olması gözünüzde mekanın ilk düzenli rafları gibi canlanabilir.

Sonrasında ekipler gelip yerinde denetim yapacak. O gün garip bir heyecan yaşıyorsunuz. Bir sabah gıcır gıcır takım elbiseli iki müfettiş ve bir memur eşliğinde inci gibi dizilmiş kutuların arasından yürürken, içeriye ayakkabıların hafif tıkırtısı siniyor. İnce ince her köşeye bakıyorlar; elektrik tesisatı uygun mu, havalandırma çalışıyor mu? Çoğu zaman sadece birkaç küçük tavsiye veriyorlar ama ciddi bir eksiklik olursa başvurunuz askıya alınabilir.

Denetimden geçtiyseniz, ruhsat işleminiz onaya gönderiliyor. Ortalama bir ay gibi bir sürede eczane açılış ruhsatınızı elinize alıyorsunuz. O anı anlatmam pek kolay değil. Kapıda, dokusu pürüzsüz ahşap tabelanız asılmış, içeriye girdiğinizde sabun, kağıt, yeni kutuların o keskin kokusu sarmış. Sonra dükkanınızı hizmete açıyorsunuz.

Eczane Tasarımı ve Açılıştan Sonra Karşılaşılanlar

Hiç mekanınızda ilk günün heyecanına kapılıp kalbiniz çarptı mı? Benim için açılış sabahı, raflara ilk ilaç kutularını dizerken duyduğum sevinç tarifsizdi. İstanbul Fatih’teki bir projede ahşap dokunun sıcaklığı, kayan kapıların zarif hareketiyle birleştiğinde eczanenin kimliği bambaşka bir boyut kazanmıştı. İç mekan düzenlemesi sadece hastalar için değil, sizin için de çok önemli. Kullanışlılık ve estetik bir arada olmalı.

Biraz detayda boğulmak gerekirse, ortama uygun aydınlatma, iyi bir bekleme alanı, temizlik için kolay zemin kaplamaları oldukça faydalı. Çocuk hastalar geldiğinde onların gözünden raf yüksekliğini ayarlamak bile bir artı sunar. Hem sosyal hem de resmi ilişkiler için ilk izlenim son derece önemli. Müşterilerinizin bir adımınızı takip etmeye başladığını göreceksiniz.

Açılıştan sonra sizi bekleyen asıl maraton ise SGK ve anlaşmalı kurumlarla yazışmalar, sürekli denetimler ve evrak işleridir. Eczacı olarak sadece ilaç dağıtan biri olmadığınızı bir kez daha anlarsınız. Kimi zaman bir yaşlı hastanın duaları, kimi gün sabırlı olamayan bir müşterinin sitemleri ile karşılaşırsınız. Yine de başarma hissi, akşam dükkanı kapatıp ışıkları söndürürken duyduğunuz huzur, yaşanan tüm zorluklara değiyor.

Siz Nasıl Bir Açılış Hayal Ediyorsunuz

Benim başıma gelen ilginç bir anıdan bahsederek bitirmek isterim. Kadıköy’de bir açılışta, elektrikçiler koridoru delik deşik etmiş, boru sesleri arasında meslektaşım kafasını ellerinin arasına alıp dertleniyordu. Her şey yoluna girdiğinde ise ortaya çıkan tablo tarifsiz güzeldi; başarma duygusu, biten inşaatın o gıcırdayan tablası arasında kaybolup gidiyor. Şimdi merak ediyorum, sizin için bir eczane açılışı nasıl görünüyor? Planlarken nelerden ilham alıyorsunuz, sürecin en çok hangi aşaması sizi heyecanlandırıyor?