Hiç düşündünüz mü bir eczane açmak ne kadar zordur? Yılların birikimiyle İstanbul’un kalbinde üç farklı eczane açmış biri olarak, bu yolculuğu kestirme bir posta kutusuna mektup atmak kadar kolay sananlardan olmayın derim. Benim ilk iş günüm; duvarları saran incecik alçı kokusu, taşların arasından yükselen harç sesi ve sürekli çakan matkaplar eşliğinde geçmişti. O günden sonra herhangi bir eczanenin kapısından girdiğinizde mermer tezgahı okşadığınızda, sanırım orada oluşan emeği daha iyi hissedersiniz.

Eczane Açmak İçin Gerekli Evraklar Ve Süreçler

Neden bu kadar belgeyle uğraşıyoruz diye sormayın. Eczaneyi kurmak kafede masa seçer gibi olmuyor çünkü. Öncelikle eczacı diplomanız olmalı, olmazsa olmaz. Sonrasında ise mezuniyet belgesi, ikametgah, savcılık belgesi ve kimlik fotokopisi gibi temel belgeleriniz hazır olmalı. Tabi bir de Serbest Eczane Açma Yetki Belgesi var, onu da İl Sağlık Müdürlüğüne başvurarak almanız gerekiyor.

Bir başka önemli evrak ise belediyeden alınan işyeri açma ruhsatı. Ruhsat istemeksizin iş yaptığınız günleri unutun. Sağlık Müdürlüğü, Belediye ve Vergi Dairesi arasında mekik dokumanız gerekiyor. İstanbul’un yoğun trafiğinde Ulus’tan Kadıköy’e evrak taşımak bence başlı başına ayrı bir maraton. Hele ki her kurum ayrı bir ayrıntı isterken… Mesela, bir yıl Ekim ayıydı, müthiş bir yağmura yakalanıp belgelerimden birini ıslatmıştım. O an anladım ki belge taşımak bile işin en ciddi parçasıymış.

Mimar veya iç mimar ile anlaşmak gerekiyor, çünkü eczanenizin şeması çizilecek. Plan ve projeler genellikle bilgisayarda hazırlanıyor, ama bazen kalemle kâğıda yapılan kaba bir çizimden başlamanın ayrı bir tadı var. İstanbul’da sıkça rastladığınız küçük ve uzun dükkanlar için raf sistemlerinin doğru seçilmesi çok önemli, aksi halde depolama sorunuyla uğraşırsınız. Bu aşamada size tavsiyem hem resmi evrakları hem de iç mimari projeleri sık sık kontrol etmeniz. Bir yanlışlık, açılışı bir ay sarkıtabilir.

Eczane Açmanın Maliyeti Ve Hayallerin Bedeli

Neden insanlar bir türlü eczane masrafının tam sayısını söylemekten kaçınıyor sizce? Çünkü o rakamlar ülkeye, semte, hatta sokağa göre bile değişiyor. Örneğin, İstanbul’un merkezi bir yerinde küçük ölçekli bir eczane için anahtar teslim maliyet yaklaşık bir buçuk milyon liradan başlıyor. Raflar, tezgahlar, özel dolaplar, bilgisayar sistemi ve güvenlik kameraları gibi gereçler için ayrı ayrı hesap yapmak lazım. Malzeme fiyatlarını öğrendiğimde, ilk dükkanımda polietilen ilaç raflarının dokusu ellerimde iz bırakacak kadar pürüzsüzdü.

Burada küçük bir not, eczane açmak için her zaman geniş bir dekorasyon bütçesi lazım değil; yaratıcı çözümlerle küçük bir alanı da işlevsel hale getirmek mümkün. Fakat bazı temel ihtiyaçlar var ki asla es geçmemelisiniz. Mesela, bir oturma alanı, engelliler için rampa, havalandırma ve güvenlik sistemleri… Bunlar yasal zorunluluklardan, aksi takdirde açılış gününüzde kapalı kalabilirsiniz. Şunu da unutmayın: Eczaneler sağlık kuruluşu olduğundan tüm malzemeler TSE ve Sağlık Bakanlığı standartlarında olmalı. Her ürün için ayrı belge ve fatura saklamayı alışkanlık edinmek önemli, denetimde sorulabiliyor.

İstanbul’da üçüncü şubemi açarken komşuların inşaat sesiyle birlikte, sıcak kahve eşliğinde raf düzenini tartışıyorduk. Her vida sıkışında, yeni bir başlangıcın heyecanı içime doluyordu. O gün bugündür bana en çok sorulan soru şu oldu: “En çok parayı neye harcadın?” Cevabım her zaman aynı: Güvenlik sistemine ve kaliteli yazılıma. Çünkü geceleri huzurla uyuyabilmek için yatırım yapmaya değiyor.

Bir eczanenin kurulumunda son düzlüğe geldiğinizde yorgunluk mu yoksa mutluluk mu ağır basar, bence asıl mesele bu. Belgeler, ruhsatlar,tadilatın inşaat tozu, mis gibi taze ilaç kokusu derken işin sonunda sıcacık bir açılış çayı içmek gibisi yok. Günün sonunda, alınan her kararda biraz emek, biraz da hayal var. Siz hiç kendi eczanenizi açmayı düşündünüz mü, veyahut bu süreçte hangi adım sizi en çok heyecanlandırıyor?