Merhabalar
Eczane Açma Şartları Son Yıllarda Nasıl Değişti
Eczacılık dediğin öyle eskisi kadar kolay bir meslek değil. Bir zamanlar diplomanı alıp istediğin sokakta bir eczane açmak mümkündü. Şimdi öyle mi? Adeta labirente dönen bir aşama, kurallar, kotalar ve aralıksız dönüşen yönetmelikler insanın aklını zorluyor. Son yıllarda bu iş sandığından çok daha içinden çıkılması müşkül bir hale geldi. İster yeni mezun bir eczacı ol, ister yıllardır bu işin içinde biri, işin yasal boyutu artık çok daha sıkı denetleniyor.
Eczane Açma Kotasının Getirdikleri
Eskiden durum oldukça basitti. Bir yer belirlerdin, şansına güvenirdin ve eczacılık ruhsatı alıp dükkanını açardın. Ama günümüzde, her ilçeye belirli bir eczane açma kotası uygulanıyor. Yani nüfus belli bir seviyeye ulaşmadan yeni bir eczane ruhsatı almak olası değil. Eczacılar Birliği’nin koyduğu bu sistemle her 3500 kişiye bir eczane düşmesi sağlanıyor.
Kulağa mantıklı geliyor ama gel gör ki nüfusun az olduğu bölgelerde hareket alanı neredeyse sıfıra düşüyor. Bilhassa büyük şehirlerde, uygun bir lokasyonda yeni eczane açmak imkansız misali bir şey. Çünkü zaten her köşe başında bir eczane var ve var olan eczane açma kriterleri nedeniyle kimse yeni bir dükkan açamıyor. Hal böyle olunca sayısız genç eczacı ya başkasının yanında çalışmak zorunda kalıyor ya da eczacı devretme yollarına bakıyor.
Bu kota sistemi bir yandan rekabeti kontrol altında tutarken, öte yandan yeni eczacıların oyuna girmesini zorlaştırıyor. Eczanesini devretmek isteyen deneyimli eczacılar için ise işler tam tersine dönüyor Çünkü yeni bir eczane devralmak isteyen biri olmadıkça, dükkanını kapatmak kolay olmuyor. Bu yüzden sektörde tecrübeli eczacılarla genç mezunlar arasında da değişik beklentiler ortaya çıkıyor.
Açılış İçin Mütezayid Maliyetler
Bir eczane açma maliyeti, bilhassa son birkaç yılda resmen uçtu. Eskiden biraz birikimin varsa idare eder şekilde bir dükkân açabilirdin ama artık durum çok daha değişik. Eczane yer kiraları, dekorasyon masrafları, ecza dolapları, bilgisayar sistemleri derken maliyetler binlerle, hatta yüz binlerle ölçülüyor.
Neden olmuştu dersen, işin en büyük sebebi ekonomik şartlar. Eczane açmak için olmazsa olmaz olan cihazlar ve bilgisayar sistemlerine ciddi paralar harcamak gerekiyor. Çünkü artık kâğıt kalem dönemi bitti. Her şey dijital sistemlere bağlı. Reçeteleri elektronik olarak üzerinde çalışmak, ilaç hareketlerini izlemek ve stok takibi yapmak mecburi hale geldi.
Öteki yandan, eczane açma ruhsatı almak için de değişik harcamalar söz konusu. Sadece ve sadece belediye izinleri, ruhsat başvuruları değil, SGK anlaşmaları ve noter işlemleri misali masraflar da var. Her biri, süreci biraz daha pahalı hale getiriyor. Eczacılar, bu maliyetleri karşılamakta zorlanırken, bazı bölgelerde eczane devir ücretleri de katlanarak artıyor. Çünkü sıfırdan bir eczane açmak çok maliyetli olduğu için, genç eczacılar çoğu zaman var olan bir eczaneyi devir almayı tercih ediyor. Ama devir ücretleri öyle makul falan değil.
Yeni Yönetmeliklerin Getirdiği Zorluklar
Her geçen yıl yeni bir eczane yönetmeliği çıkıyor ve işin içinden çıkmak biraz daha zorlaşıyor. Bilhassa, ilaç satışı konusundaki düzenlemeler eskisine göre çok daha sıkı hale geldi. Reçetesiz satılan ilaçların sınırları, eczacıların satış yaparken dikkat etmesi gereken detaylar aralıksız değişiyor. Tamamı bunlar, eczacıların güncel mevzuatları aralıksız takip etmesini mecburi kılıyor.
Bilhassa antibiyotikler, ağrı kesiciler ve bazı medikal ürünler için denetimler sıkılaştı. Bir eczanede herhangi bir yanlışlık tespit edilirse, ciddi yaptırımlar uygulanıyor. Hatta kimi zaman eczane kapatma cezası bile verilebiliyor. Bir an dikkatin dağılır, farkına varmazsın, yanlış ilaç çıkartırsın ve hop, beş yıllık emeğin bir anda çöpe gider. İşin bu tarafı stresli değil mi?
Bunun dışında eczane proje saatleri ve personel düzenlemeleri misali konular da değişikliğe uğradı. Eskiden küçük çaplı bir eczane için birkaç çalışan yeterken, günümüzde belirli şartları sağlayan bir personel bulundurman gerekiyor. Eczacı kalfalarının eğitimi ve sorumlulukları da genişletildi. Bunun sonucunda ister istemez, görev yükünü artırıyor.
Rekabet ve Dijital Dönüşüm
Bir de mesleğin dijitalleşmesi meselesi var. Eskiden mahalledeki eczane, bir sağlık danışmanı gibiydi. İnsanlar ilaçlarını almak için gelir, sohbet eder, bazen daha ciddi konuları danışırdı. Ama şimdi internetten ilaç satan legal(!) ve illegal platformlar arttı. Çoğu hasta, ilaç fiyatlarını karşılaştırmak için değişik yollar deniyor ve eczaneye gelmeden internetten almayı tercih edebiliyor.
Bu durum, bilhassa küçük eczaneler için büyük sıkıntı yaratıyor. Bir yandan resmi satış siteleri, öteki taraftan yasa dışı yollarla ilaç temin eden platformlarla yarışmak zorunda kalıyorlar. Eczacılar, dijital dünyada var olabilmek adına değişik stratejiler ilerletmek zorunda kalıyorlar, yine de bunu yapmak için de ciddi bir sermaye ve zaman gerekiyor.
Tek cümleyle, eczane açmak geçmiş yıllarda olduğundan çok daha müşkül bir hale geldi. İşte tam da bu yüzden, eczacılar artık sadece ve sadece ilaç satan değil, eşzamanlı olarak işletmeci kimliğiyle de hareketlenmek zorunda. Kurallar katılaştı, maliyetler arttı, rekabet acımasız hale geldi ama yine de sağlık sektörünün en mühim aktörlerinden biri olan eczacılar, tamamı bu süreçle başa çıkmanın yollarını aramaya devam ediyorlar.
Görüşmek Üzere