Eczane Açmak İçin Hangi Belgeler Gerekir

Eczane açmanın rüyası bir gün yaşanmak ister

Bir gün çay içerken oturduğum bir kafede yan masadan gelen bir cümle çarptı kulağıma. Kadın arkadaşına dönüp dedi ki ben eczacı olmasam da keşke bir eczane açabilsem dedi. Yanındaki şaşırdı ne diyorsun sen diye. O da gülümsedi olayı uzatmadı fakat duyduğum an ani bir refleksle içimden geçirdim nasıl yani eczane açmak öyle sıradan bir şey değil ki. O gün eve gittiğimde düşündüm. Bunca yıl kafamıza gerektiğinde ağrı kesici sorduğumuz o ışıklı mavi beyaz tabelalı dükkanların ardında neler gerekmişti. Kimler hangi yolları yürümüş kimler gecesini gündüzüne katıp belge belge toplamıştı. Evet işte o belgeler mevzusu tam da burada başlıyor.
Eczane açmak deyince insanın aklına ilk gelen şey reçete kokusu ya da renk renk ilaç rafları ihtimal dahilinde ama işin asıl gövdesi kâğıt üstündedir. Ve bu masada kalem oynatmak öyle kolay olmuyor. Sen istesen de cebinde milyonlar da olsa devletin kapısını çalmadan olmaz. Önce o kapının tokmağını bulmak gerek.
Her şey önce bir eczacılık diploması ile başlar, başlamak zorunda. Bizim yukarıda bahsettiğimiz hanımefendi ne kadar isterse istesin öyle ha deyince olmuyor yani. Bu iş, eczacılık fakültesi bitirmeden, o diplomanın mürekkebi kurumadan adım atabileceğin bir dünya değil. Eczacılık öyle bir alan ki hem bilimi hem yüreği taşıyor. İnsan hele ki kendi başına bir eczane kurmak istiyorsa önce kendi yolculuğunu bitirmeli.
Bana kalırsa burada en can alıcı kısım şu olmuştu. Bir arkadaşım vardı, mezun oldu refakat süreci için bir eczacı bulamadı. Aylarca beklediğini anlattı bana. Dedi ki ben diploma alırken sevindim ama sonra kafama yağmur misali yükümlülük yağdı. Belgeler koşullandı önüme. Daha eczane kurmadan omzuma büyük bir yorgunluk binmişti dedi. İşte bu biraz insanı hırpalar ama yılanı deliğinden çıkaran da o hırs olur bazen.

Belgeler yani senin eczane kimliğin

Aslına bakarsan eczane açmak için gereken belgeler insanın kendine saygısını gösterdiği adımlardan biri misali geliyor bana. O belgeleri bir araya getirirken neyin peşinde olduğunu, kime hizmet etmek istediğini, bu yolculuğun ne kadar mübarek olduğunu defalarca hatırlıyorsun.
Eğer bir eczane kurmak istiyorsan öncelikle eczacılık ruhsatı senden talep edilir. Bu ruhsat aslında senin mesleğini icra edebileceğini resmen duyuran evraktır. Bir tür kimliktir. Onu almadan eczaneni değil açmak, hayal etmen bile lüks olur. Bu ruhsat İl Sağlık Müdürlüğü’nden gelir. Onların kapısı çalınır. Orası biraz resmi kokar ama o imza atıldığında içini bir tatlı sevinç sarar inan.
Ezcümle şunu da unutmamak gerek. Bu ruhsat tek başına gelmez. Beraberinde nüfus cüzdanı örneği, ikametgâh belgesi ve mezuniyet diploması misali belgeler istenir. Bir araya getirip düzgün köşeli bir dosyada sunarsın. Onlar inceler, değerlendirir. Bir eksik varsa seni geri gönderirler. Bazısı bu belgelerle cebelleşirken sinir harbi yaşar. Çünkü çoğu zaman belediye ayrı şey ister, sağlık müdürlüğü ayrı. Orada itidal yönetmek bir tür sabır sınavıdır. Komik olan şu ki bazen sadece ve sadece üç günlük geç gelen bir belge açılışı aylar öteye atar.
Bunun bununla birlikte şunu da işaret ettim bir arkadaşıma geçenlerde. Dedim ki eczane açılışında yangın raporu alınması gerekiyor. Beni yanlış anladı, sandı ki sadece ve sadece itfaiyenin heryerde rastlanan kontrolleriyle geçiliyor. Halbuki iş yeri açma ruhsatı için yangın yönetmeliğine uyan mahsus düzenlemeler isteniyor. Rafların yerleşimi bile bu işin detayına girer. Sadece ve sadece ilacın güvenliği değil insanın da güvenliği düşünülür. Depremde düşmesin diye rafların sabitlenmesi istenir. Bu kadar hassastır iş. Hele bir hırsız alarm sistemi yoksa işte o zaman polisiye cümlelerle belediyeden geri dönersin.
Unutmadan söylemek gerek. Müstesil süreli hazırlıklardan sonra iş yerinin kira sözleşmesini noterden onaylatmak gerekir. O belgeyi alırsın ve bir bakmışsın mülk sahipliği belgesi veya kira kontratı sana avuç misali bakıyor. Sen de gülümsersin. Yaklaştık dersin ama yolun daha var. Çünkü belediye senden vergi levhası ister. O da yetmezmiş misali İşyeri Açma ve Proje Ruhsatı adı verilen bir belge var ki onun alınması için tamamı parçaların tamam olması gerekir. Eksik varsa yapboz düşer.

Refakat süreci ruhun terbiye yeridir

Şimdi dürüst olalım. Yeni mezun olmuş birinin hemen eczane açması kolay değil. Genç bir eczacı tanıdığım bir gün dedi ki ben diplomamı alır almaz hayal ediyordum hemen minik bir eczane. Fakat çalışma düzeni değişik işliyor. Çünkü eczacılar odasına kayıt olmak ve refakatten geçmek gerek. İşte burada zamanın usul usul işlediği aşama başlar. Önce kayıt yapılır sonra sen bir eczacının yanında tecrübe kazanırsın. Bu aşama bazen 6 ay bazen 1 yıl sürer. Kimi zaman çok şey öğrenilir kimi zaman sadece ve sadece sabır öğretilir. Refakat süreci bürokratik değil ruhsal bir hazırlıktır da denebilir.
Geçenlerde Antalya’da eczacılık stajına başlamış üniversite mezunu bir gençle tanıştım. Anlattı. Eczanede ilk gün panikle yanlış kutu uzattım dedi. Ağladım sonra. Ama o gün öğrendim ki sadece ve sadece ilaç değil güven de veriyoruz insanlara dedi. İşte o refakat işte öyle damarına kadar inen bir tecrübedir. Kısaca anlatayım eczacı odasından alınan belgeyle başvurulur, aşama takip edilir ve sonunda onay alınır.
Bu arada anlatmadan geçemeyeceğim. Refakatin sonunda alınan belge resmen bir geçit töreni oldu diyebilirim. Çünkü eline o belgeyi aldığında sadece ve sadece kağıt değil hayatına ait koca bir ahenk hissedersin. O belgeyle İl Sağlık Müdürlüğü’ne başvurulur ve sıradaki aşamaya geçilir. Bu kısım biraz resmiyet kokar ama burnuna gelecek olan ilaç kokuları bu süreci unutturur.

Eczane kurmak hayat kurmak misali ağır ve kalıcıdır

İşin en sonuna yaklaşırken insanın yüreğinde umutla tedirginlik kol kola yürür. Belgeleri tamamladığın zaman asıl savaş başlar. Çünkü artık eşya alınacak, raf yerleşimi yapılacak, barkod sistemleri kurulacak. Yani bir düzen kurulacak. Tıpkı yeni ev alınca eşyaları yerleştirmeye başlamak misali. SGK sözleşmesi yapılacak, reçete okuma sistemi kurulacak. Unutmamak gerek kağıtlardan dükkan inşa edilmez ama belgeler olmazsa tuğla bile koyamazsın.
Kimi zaman burun kıvırdığımız o evrak işleri aslında bir düzenin kilididir. Devletin bu kadar belge istemesi bazılarımıza mantıksız misali gelir ama her ilacın başlı başına bir yükümlülük taşıdığını düşününce bu ciddiyet anlam kazanır. Yanlış verilen bir ilaç hayat kurtarmaz, hayat alır. Buna göre düzen kurmak da sadece ve sadece görev değil vicdandır.
Eczane açan bazı tanıdıklar anlattı. İlk günden halsiz düşmüş biri geldiğinde ve doğru ilacı verip bir teşekkür aldığında tamamı o belgelerin yorgunluğunu unuttum dediler. İşte o yüzden eczane açmak sadece ve sadece ticaret değil, dert dinlemek, göz okumak, hayatla bağ kurmaktır. Belki de çocuğa şeker verirken annen