Eczane Ruhsatı Alırken Nelere Dikkat Etmelisiniz?

Yer Seçimi Taşın altına elinizi koymadan önce o taşı iyice bir kaldırın

Bir eczane açmaya niyetliyseniz, ilk adımı atmaya hazırlanırken yer konusuna sapmadan gelişim göstermek pek olası değil. Çünkü o yer yalnızca bir adres değil. O yer hayal ettiğiniz yaşamın başlayacağı, belki yıllar boyu aynı anahtarla kapısını açacağınız yeni bir sahne. Ne var ki, yanlış yerde perde açılırsa oyun başlamadan biter. Bir tanıdığım vardı, yıllar önce kendi mahallesinde eczane açmaya karar verdi. Tamamı belgelerini tamamladı, ne lazımsa topladı, sevindi, ailesiyle kutlama bile yaptı. Ruhsat için başvurduğunda ise bir soğuk su döküldü üstüne. Meğer o bölgede eczane yoğunluğu tavan yapmıştı ve yeni eczaneye izin çıkmıyor. Planlanmamış bu detay, umutlarını parmaklarının arasından kaydırdı resmen.
İşte tam da bu noktada eczane açılacak yerin Türk Eczacıları Birliği’nin haritasında ruhsat verebilir bir konumda olduğunun doğrulanması gerekir. Birlik binasını arayıp veri alanları duydum ama doğru olan il sağlık müdürlüğüne şahsen uğramak. Oradaki görevli bir beyefendi vardı ben gittiğimde, haritanın üstüne kalemle çizdiği hatlarla bana orasını, burasını anlattı. Kağıt üzerinde ruhsatın verileceği alan belliymiş ama kâğıdın anlattığı her zaman gerçeği yansıtmaz. O yüzden çevreyi de kendi gözünüzle kolaçan edin. Çünkü mesafe kurallarına göre var olan eczanelerle aranızda en az yüz metrelik bir mesafe olmalı. Bu kural deyip geçmeyin, ölçüm yanlış yapılırsa ruhsat iptal edilir.
Bir ara kafan kaçacak misali ihtimal dahilinde, kafanda dönen sorular birbirine çarpar… Bu sokakta açsam olur mu, karşı köşe uygun mu, bu bina depremden sonra çatlamıştı diye aklından geçenleri unutma. Bunları düşünmek, sormak, alternatif bulmaya çalışmak işin en kıymetli yanı. Çünkü bilmediğin bir şey seni kolundan yakalayıp aşağı çekebilir. Zaten eczane açmak, sabah kalkıp simit almaya gitmek misali değildir. Bir ömür orada çalışacak misali yer seçmek gerek. Kalbinin attığı yerle aklının anlattığı yer arasındaki dengeyi bulamadıysan biraz daha düşünmen gerekir. Ben öyle yaptım. Sonra da dükkanın önündeki ağaca baktım, o bile bana huzur verdi. İşte o anda dedim, burası olacak.

Ruhsat Başvurusu Kağıtlar konuşmaya başladığında sabrınız test edilir

Eczane ruhsatı almak, sadece ve sadece bir evrak işi değil. Dilekçenin her harfinde terin sızar, her dosyada bir umut katmanı olur. Zannedersin ki bir klasör, bir dilekçe verip çıkacaksın ama içeri girdiğinde işler öyle olmuyor. O belgeler ister istemez senin hayatının özeti misali oluyor. Adını, soyadını, adresini yazarken bile titrediğini hissedersin. Çünkü orada her şey resmileşiyor.
Öncelikle eczacılık diplomasının aslı veya noter onaylı kopyası lazım. Sakın ha fotokopi yeter sanma. Diplomayı kaybettiysen işler karışır ama üniversiten kabul verirse geçici belgeyle idare edebilirsin. İkametgâh da lazım, ama mühürlü bir tane. E-devletten alırım deyip geçme, Sağlık Müdürlüğü bazen onaylı istiyor. Adli sicil kaydı makinasında da geçmişle yüzleşiyorsun misali olur. Temizse oh, ama bir leke varsa vay haline. Açıklamanı istiyorlar. Hazırlıksız yakalanırsan insanın dili tutuluyor.
Bir eczacı arkadaşım vardı, tayinden dönünce kendi işini kurmak için işe koyulmuştu. Ruhsat için sabahın köründe sıraya giriyor, dosyasını koltuk altında taşıyordu. Ama bir evrak yüzünden iki haftası yandı gitti. İşyeri için yapı kullanma izin belgesi gerekiyormuş, fakat bina yeniymiş ve belge henüz çıkmamış. Orası mühim işte. Binanın ruhsatları henüz tamamlanmamışsa seni geri çevirirler. Boşuna kira ödeyip bekleme derim. Mal sahibinin ifadesi değil, belgeyi görmek istiyorlar.
Tamamı bu süreçte biri sormuştu bana O kadar uğraşa ne gerek var?. Dedim ki, uğraşmazsam güzel bir şeyin sahibi nasıl olacağım? Kimse sana altın tepsiyle vermez hayatı. Kimi gün oluyor evrakları taşıdığın dosyanın ağırlığına bile lanet ediyorsun ama gün gelip tabelanı astığında öyle bir huzur kaplıyor içini ki… İşte o gün her emeğinin karşılığını almış misali hissediyorsun.

Ustalık ve Gerçek Gereklilikler Dört duvar varsa eczane açılmaz

Eczane dediğin şey sadece ve sadece bir masa, bir bilgisayar ve birkaç raftan oluşmaz. Orada insan sağlığına hakkında kararlar verilir. İlaçlar satılırken yüzlerce hayatın sorumluluğu üstlenilir. Kapıyı açar açmaz hasta yüzler görürsün. Kimi çocuk ağlamalı gelir, kimi yaşlı titrek adımlarla… O yüzden oranın içinde sadece ve sadece ürün değil güven de olmalı. Ve güvenin başladığı yer standartlardır.
Eczane yerleşimi için asgari metrekare koşulları var. Burası öyle ucuza tutulmuş çaput dolmuş bir depo olamaz. En az 35 metrekarelik ana alan, 9 metrekarelik laboratuvar ve depo alanı şart. Hele o deposuz, nefes alınamayacak kadar sıkışık alanlar yok mu, aman kaçın. Sağlık Bakanlığı kontrole geldi mi çatır çatır geri bildiriyor. Bu işi yapıyorsak layığıyla yapmalı. Bir tanıdığım mobilyacıyla anlaşıp sırf eczane için mahsus raflar yaptırdı. Gün sonunda harcadığı parayı anlattı ama gözleri mutluydu. Çünkü gelen hasta düzeni gördüğünde güveniyor. Güven de parayla alınmaz. Sağlık Bakanlığı’nın eczane standart kontrol formu ile mütenasip olmak zorundayız. Bu formda ışık seviyesinden yangın söndürücüye kadar her şey yazılmış. Her satır bıçak misali keser, biçer, ölçer.
Sonra soğuk zincir için buzdolabı da unutulacak misali değil. Aşı, insülin misali ürünler için sıcaklık kontrolünü sağlamazsan zaten iptal ederler. O külüstür ikinci el buzdolaplarıyla işe başlamak hata olur. Ben öyle yapmam. Aldım sıfır bir tane. Kalın kapaklı, içi paslanmaz çelik. Saatlerce elektrik kesilse bile içindekiler bozulmadan durur. Parası çok demeyin. O içindeki bir aşı bozulsun, değeri kendiliğinden çıkar zaten.
Bu yazıyı yazarken biri mesaj atmıştı bana Dolabı incelemeden geçtiler mi? diye. Dedim ki Hayır kardeşim, önce dolaba baktılar sonra raflara. En sonunda gözümün içine baktılar. Çünkü orada hasta güvenliği var.

İşletme Ruhsatı ve İzin Süreçleri Kağıt masasından çıkıp gerçek masaya oturmanın vakti

Eğer tamamı evraklarınız eksiksizse sıra gelir işletme ruhsatına. Orası biraz daha meydana çıkmak misali bir şey. Artık devletin seni onaylaması yetmez, belediyeyle, İtfaiye Müdürlüğüyle el sıkışman gerekir. Zabıta gelir, elektrik kutusuna kadar inceler, penceren kırık mı kontrol eder. Sadece ve sadece alınan ruhsat yetmez, içeriğin de tam olması gerekir. Yani ruhsatsız raf sistemleri, uygunsuz lavabo, bozuk elektrik prizleri… Hepsi mani.
İşletmeye başlamak için “Eczane açılış ruhsatı” Sağlık Müdürlüğü tarafından mütalaa sonrası verilir. O gün geldiğinde görevli kapıyı çalıp içeri girer. Etrafı inceler. Bir arkadaş anlattı. Gelen memur çay ikramını kabul etmemiş ama lavaboya göz ucuyla bakmış. Giderden su kaçırıyormuş. Ruhsat o yüzden üç gün aksadı.