Eczane Ruhsatı Alırken Unutulmaması Gereken Resmi İşlemler
Hayal Değil. Gerçekten Eczacı Olunca Bitmiyor İşler
O eczacılık fakültesine ilk adımını attığın günleri hatırlıyor musun? Beyaz önlüğü giydiğin o törende kendini bir bilim insanı misali hissettiğin, hücrelerden moleküllere kadar ezber bozan terimlerle tanıştığın o yıllar geçti, gitti. Stajlar geldi, gece sınavlarına karşı çetin savaşlar verdin, kim bilir kaç kere Ben neden bu yola girdim ki dedin. Ama… bitti. Diplomayı aldın, yemin ettin, artık hazırsın diye düşünüyorsun. Ama işte tam bu noktada gerçekle tokat misali yüzleşilen bir sahne var eczane ruhsatı nasıl alınır, hangi yollar dolaşılır ve daha da önemlisi neler atlanmamalı?
İnan ilk önce eczacılık mesleğinin en zorlu kısmı okul sanılıyor. Fakat gerçek dik yokuş tam mezuniyet sonrası başlıyor. Hani bazı insanlar der ya Üniversite hayatı güzeldi, keşke hep öyle kalsaydı… işte o insanlar bu işin ruhsat kısmına hiç bulaşmadı, bulaşsa bilir nasıl bir sabır sınavı olduğunu.
İçinde bulunulan karmaşa öyle derin ki bir anda kendini bir odadan diğerine evrakla koştururken buluyorsun. Sanki bir kağıt maratonuna sokulmuşsun da eğer zamanında yetiştiremezsen banka kredileri, kira anlaşmaları, hatta büyük ihtimalle bir yılın boşa gitmesi misali devasa sorunlar karşına çıkıyor. Ve ne acıdır ki kimse bu aşama hakkında şu kadara çıkar ya da şu kadar sürer diyemiyor. Her adım başka bir kuruma başka bir imzaya bağlı. Bu süreçte tek sabit olansa senin çaban ve o hiç bitmek bilmeyen belge trafiği oluyor.
Adres Seçimi Ruhsatın Mukadderat Noktası
İşin başı burada çözülüyor aslında. Çünkü sen eczane ruhsatı için adım atmaya karar verdiğinde ilk düşüneceğin şey şu oluyor Nerede açacağım? Şaka misali ama doğru. Çünkü eczane açmak öyle herhangi boş bir dükkân bulup içine rafları dizmekle olmuyor. Eczane açabileceğin yerler Sağlık Bakanlığı’nın koordinatlı planlamasına bağlı. Öyle bir adresi seçtiysen ki 100 metrelik çember içinde başka bir eczane varsa, işte o zaman geçmiş olsun.
Bir arkadaşım geçenlerde bunun için İstanbul’un üç değişik ilçesinde keşif yapmaya çalıştı. Öyle kafasında Buraya açarım dediği yere gidince, içeri girer girmez orada başka bir eczanenin tabelasını görmüş. En sonunda bambaşka bir mahallede, hiç düşünmediği bir semtte yer bulmuştu ama bu sefer de başka bir problem çıktı. Belediye orayı ticaret alanı dışında bir bölge olarak tanımlamış. Yani baştan kaybetmiş oldu.
İşte bu yüzden eczane yeri seçimi denen konu dudak uçuklatan bir bulmaca misali. Her şey koordinatla ve onayla ilerliyor. Yeri tespit ettin, sistemde kayıt açtın, Sağlık Bakanlığı’na başvuru yaptın diyelim, hemen ardından bekleme süreci başlıyor. Sistem üzerinden verilen onay bazen birkaç gün içinde gelsin istiyorsun ama işte gerçek dünya öyle işlemiyor. Aylar sürebiliyor bu onay ve bir yandan dükkân sahibi eczacı olmayan biriyse seni beklemiyor haliyle, kirayı çatır çatır istemeye başlıyor. O yüzden bu planlama adımı ruhsattan çok önce çözülmeli. Yoksa eczaneyi açacağım diye cebinden çıkan parayı hesaplamaya kalkmak delirtir adamı.
Açılış Ruhsatı Küçük Bir Kağıt, Büyük Bir Aşama
Geldik dananın kuyruğunun koptuğu yere. İşte o meşhur eczane ruhsatı alma işlemleri tam da burada başlıyor. Ruhsat dediğin şey bir kağıt, tamam, ama bu kağıdın peşine düşmek o kadar delirten bir aşama ki bazen insanlar sırf bunun için istifa etmeyi düşünmüş. “Bir eczanenin açılması bu kadar mı müşkül olur” diye sormuştu bir dostum. Halbuki biz ona demiştik Kolay olsaydı herkes yapardı.
İlk aşamada İl Sağlık Müdürlüğü’ne başvuruluyor ama sana orada şey diyorlar Git önce bu belgeleri topla gel. Ne mi bunlar? Eczacılık diploması aslı, nüfus cüzdanı fotokopisi, yer krokisi, yangın raporu, vergi levhası, kira kontratı ya da tapu, sgk işe giriş bildirgesi, çalıştıracağınız muavin personelin belgeleri, dolap yerleşimi, ve tabii en Matah evraklardan biri olan Belediye’nin ruhsat biriminden aldığın onay zaptı.
Hah, burada bir tuzak var aslında. Bu evrakları toparlamaya çalışırken en çok kafayı yedirten belge belediyeden gelen proje uygunluk belgesi oluyor. Çünkü bazı belediyelerde parsel sorgusundan bina yaşına kadar her şey işin içine giriyor. Hani daire boyun ölçüsü alır misali dükkan ölçülüyor, kapı genişliği kontrol ediliyor. Amaç gerçek şartları çözüp sonrasında sağlık izni vermek. Bir tanıdık anlatmıştı, sadece ve sadece belediye memurunun gelip kapı ölçüsü alması iki hafta sürmüş. İki hafta. Ergonomik miymiş, camın genişliği uygula mıymış… yavaş yavaş kafayı oynatmalık.
En sonunda belgeleri tamamladın diyelim. İl Sağlık Müdürlüğü o kalite kontrol misali denetime geliyor. Orayı görsen… Ölçümler, kontrol listeleri, raftan, ilaç dolabına kadar her şey mütalaa altına giriyor. Eğer onay alırsan nihayet sana o altın değerindeki belge veriliyor Açılış Ruhsatı.
Oda Kaydı, Maliye ve Son Dokunuşlar
Elde var bir ruhsat. Ama işte burada da bitmiyor. Eczane açma süreci öyle tek kurumla olmuyor, her yol bir yere sapıyor. Bu noktada Türkiye Eczacılar Odası devreye giriyor. Onlara kayıt yaptırmadan tek bir ilaç dahi alıp satamazsın. Her ilin kendine ait bir eczacı odası var ve eczanın işletme kaydını bu odaya bildirman gerekiyor. Aidat ödüyorsun, oda kaydı yapılıyor, sana bir üye numarası veriliyor. O andan itibaren senden beklenen hem ilaç hem etik konularda odaya bağlı kalmak.
Ama bitmedi. Daha önce ruhsat alınca vergi mükellefi oldun ya… işte Maliye ile mahsus bir bağ kurdun misali düşünebilirsin artık. Her satış, her alım, her fiş… senin için resmi bir sürecin parçası haline geliyor. Defter tutmak zorundasın. Eğer muhasebecin varsa eyvallah. Ama bazı arkadaşlar diyor ki “biraz anlarım ben şu işlerden, kendim hallederim”… İki ay sonra muhasebeci kapısında dert anlatırken buluyorlar kendini.
Burada gözden kaçırılmaması gereken bir başka mevzu da SGK protokolü. Kimi zaman eczane açılır açılmaz hastalar kapına dayanmaz, ilk olarak anlaşmalı kurumların sana yönlendirdiği reçetelerle işler canlanır. Ama bunun için de SGK ile bir sözleşme imzalaman gerekiyor. O da başlı başına belge bombardımanı. İlk defa açan biriysen protokolü eksik yapmak yüzünden aylardır işlem yapamayan insanlar gördüm. Zavallı bir eczacı tanıdık, ödeme sistemini kuramamış haftalarca, bu yüzden maaş ödemekte ciddi meşakkat yaşamıştı. Ruhsatını aldı ama faaliyete geçememiş.
İşte bu yüzden görünmez İnce ayrıntıları daha önce çözmeye çalışmak gerek. Çalışan sayısı, reçete bilgisi, POS cihazı, ilaç tedarik anlaşması… her biri zincirin mühim halkası. Küçücük bir eksik, zincirin tamamını koparabilir.
Tek cümleyle söylemek gerekirse, eczane açmak sadece ve sadece bir hayal değil. Emek isteyen, planlama isteyen ve sabırla yürünmesi gereken dikenli bir yol misali. Ama doğru adımlar atıldığında ve her işlem dikkatle yönetildiğinde, sonunda ışığı gören sen oluyorsun. O tabelayı