Eczane Ruhsatı Almak İçin İstenen Şartlar Nelerdir
Eczane açma hayali kaç kişinin çocukluğundan kalma bir özlem ki. Renk renk kutular, raflarda dizili mutlu olma ihtimali, bir küçük şişede şifa ve o eczaneye gelen herkesin umudu. Şimdi düşün, sen bu hayalin tam ortasındasın. Kendi eczanenin camına ismini yazdırmana sadece ve sadece birkaç adım var ama dur, o kapıyı açmadan önce bilmen gereken işler var. Eczane ruhsatı almak kulağa sadece ve sadece bir belge misali gelse de işin aslı öyle değil. O ruhsat bir yoldan geçerek alınır. Dayanıklılık testi misali… Hem sabır ister hem sağlam bir omurga. Geceni gündüzüne katmadan, planlamadan, okumadan öyle rastgele olmuyor.
Benim bu konuda anlattığım sayısız kişi oldu. Çocuklarının eczacı olmasını isteyen annelerden tut da, eczacılık fakültesinden yeni mezun olmuş gençlerle çok konuştum. “Nasıl açacağız bu eczaneyi” diyorlar. Sahi nasıl açılır. Öğrenciyi geçtim, bazı mezunlar dahi bu işin arka planını hiç bilmiyor. Halbuki bu aşama baştan sona öğrenilmesi gereken bir ritüel misali düşünülmeliydi.
Eczacılık Diplomandan Ruhsata Giden Yol
Önce bir şey netleşmeli. Türkiye’de eczane açmak öyle elini kolunu sallayarak yapılamıyor. Mantıklı da. Sonuçta kapsül satmıyoruz sadece ve sadece, insan hayatına dokunuyoruz. Üstelik küçük bir hatanın büyük acılara neden olduğu bir alandan söz ediyoruz. Şimdi biri bana sormuştu… “Diplomamı aldım, ne yapacağım şimdi” diye. Dedim ki, diploma cebinde altın bilezik misali, ama bileziği takmak için önce kolunu uzatacaksın.
İşlemler önce eczacılık diplomasının onaylatılması ile başlar. Yani üniversiteyi bitiriyorsan hemen elinde patlamıyor. Sağlık Bakanlığı tarafından tanınan bir üniversite mezunu olman gerekiyor. Benzer şekilde eğer diploman yurtdışındaysa da durum değişik. Denklik almak zorundasın.
Sonra meşhur staj meselesi geliyor. Aslında stajlar okul döneminde bile başlı başına bir mücadele. Şöyle anlatayım sıcakta eczaneye koşa koşa gitmek, sabahın köründe sıramı beklemek, arada reçete okuyamayıp mahcup olmak… Derken insan stajı da geçiyor ama bu aşama boyunca hem meslek etiğini hem de operasyonel İnce ayrıntıları içselleştiriyorsun. Staj tamamlanmadan o ruhsat sana verilmez.
Bir tanıdığım vardı, Güler abla. Kırk yaşına dayandığında karar verip eczacılık okumuştu. Mezun olunca da heyecanla kendi eczanesini açmak istemişti. Ama öyle bir şey yaşadı ki, dönemin ruhsat şartlarını bilmediğinden müstesil süre takılı kaldı prosedürlere. “Resmen hevesim kursağımda kaldı” demişti. Güler ablanın yaşadıkları bana her zaman bir şeyi hatırlatır. Bu iş sadece ve sadece sistematik çalışmakla olmaz şartları bilmek, fırsatları zamanında değerlendirmekle olur.
Sabit Nokta Sabit Kural Yer Seçimi ve Nüfus Oranı
Eczane açmak isteyen biri neden her köşe başına dükkan açamıyor, hiç düşündün mü. Sanırsın lokanta açıyor. Değil işte. Türkiye’de her 3500 kişiye bir eczane düşmesi gerekiyor. O da öyle hop diye karar verilen bir veri değil. Eczacılar odası tarafından en ince noktasına kadar hesaplamalarla belirleniyor. Bu çalışma düzeni 2012’den sonra düzenlemeye girmişti. Biri demişti “ya neden bu kadar zorlaştırıyorlar” diye. Ben de demiştim ki “herkes her sokağa açsa rekabet mi kalır hizmet mi, hangisine itibar edeceğiz sonra”
Bu yüzden oturduğun mahallede boşta eczane kontenjanı varsa Eczacı Odası seni o noktada yönlendiriyor. Bu noktada nüfus oranı ve eczane yoğunluğu devreye giriyor. Hani zihninde öyle güzel bir dükkan var, dekorasyon bile hazır, ama o mahallede zaten hayli eczane varsa seni yerleştirmezler. Zaten çalışma düzeni el vermez. En iyisi bu aşamada bulunduğun ilin Eczacı Odasına gidip en ince noktasına kadar veri almak. Her biri ayrı bir derya çünkü.
Bir gün bir arkadaşım heyecanla geldi. “Ben eczane yeri buldum” dedi. Konum olarak merkezi, cadde üzerinde müthiş bir yerdi. Gitmiş belediyeye bile başvurmuş. Ama sonradan öğrendi ki o bölge kontenjan doluymuş. Yani yüzdü yüzdü kuyruğuna geldi, sonra başladığı yere döndü. Bu yüzden bu işte lokasyon seçiminden önce odanıza gitmek farz misali. Gerçekten.
Belgelerle Boğuşmadan Önce Bilmen Gerekenler
Bu aşama bazen can yakar. Kalem kalem belge istenir, biri tam olmadan öteki kabul edilmez. E insanların da eli ayağı birbirine dolaşır haliyle. Birinin bana “keşke biri bana daha önce söyleseydi” dediğini dün misali hatırlıyorum. Ruhsat alımında sen şahsi eczane açmayı düşünen bir eczacıysan öncelikle eczacılık diplomasının aslı, nüfus kayıt örneği, ikametgâh, adli sicil kaydı, askerlik durumu belgesi misali belgeleri toparlaman gerek. Yani memur mu oluyorsun sanki, ama gerçekten biraz öyle düşün. Bu belgeler devletin gözünde “temizsin bak, eczane de açabilirsin” deme biçimidir.
Bir eczacı biyometrik fotoğraf çektirirken bu kadar resmi fotoğrafın nesi var acaba? diye sormuştu bana. Dedim ki, sadece ve sadece senle ilgili belge istemiyorlar. Eşzamanlı olarak dükkanınla ilgili belgeler de var. Tapu ya da kira sözleşmesi, yangın raporu, yapı kullanım izin belgesi… Hepsi şeffaf durur orada. Eksik olmasın. Hele ki yangın raporu eksikse, eczaneyi dekor etse bile ruhsatı alamaz.
İçim burkulmuştu bir gün, genç bir adam ruhsatı almak için tamamı belgeleri toparlamış ama belediyeden mekanla ilgili evrak eksik çıkmış. “Her şey tamam sandım, ama olmadı” demişti. İşte o noktada insanın motivasyonu yerle yeksan oluyor. Bu yüzden ben hep derim. Belgeleri tek tek kontrol et, olur da bir eksik varsa zamanında tamamla.
Ruhsatın İçinde Mahrem Bir Denetim Var
Şimdi tam olarak şu hissi hayal etmeni istiyorum. Dükkan tutuldu, raflar geldi, ilaçlar da yavaş yavaş diziliyor. Artık her şey yerli yerinde. Fakat Eczacı Odasından ya da Sağlık Müdürlüklerinden gelen bir heyet var ki… İşte o gün insanın kalbi küt küt atar. O kadar emek verdikten sonra bir ayrıntıya takılırsan ruhsata veda ediyorsun. Ruhsat verilir ama öncesinde eczane uygunluğu denetlenir. O denetimde el yıkama lavabosundan, tezgâhın yüksekliğine, ışıklandırmadan havalandırmaya kadar her şey kontrol edilir. Bir gün bir denetimde elektrik tesisatında eksik tespit edilmişti. Görsen adam neye uğradığını şaşırmıştı.
Çünkü bu denetim, seni denetlemekten ziyade halk sağlığını koruma sistemi aslında. Eczanenin güvenlik ve hijyen koşulları burada belgelenir. “Ben zaten dikkat ettim” demek iş görmez. Her detay yerinde olmalı. İlaçların saklama koşulları, sıcaklık düzeni, hatta barkod sistemi bile çalışır halde olmalı.
Ahmet abi vardı bir zaman. Denetim günü klima arızalanmış, ortam sıcaklığı ölçüldüğünde yüksek çıkmış. Birkaç gün geciktirmişlerdi ruhsatını. O günden sonra yedek klima koydu dükkanına.
Bu ruhsat sana sadece ve sadece ilaç satmanı sağlamaz, eşzamanlı olarak bir güvene imza attırır. Bu imza seninle birlikte tamamı mahallenin huzurunu da içerir. Bir eczacı sadece ve sadece