Eczane Ruhsatı Kaç Gün İçinde Çıkar

Eczane açmak öyle uzaktan göründüğü misali raflara şık şık kutular dizmekle bitecek bir hikâye değilmiş. Hele ki asıl mesele olan eczane ruhsatı başlı başına başka bir dünya. Bir sabah kahveni alıp bilgisayarın başına oturuyorsun, ‘eczane açmak istiyorum’ diyorsun, bir bakmışsın ki prosedürler, belgeler, tarihler dört bir yanını sarmış. İşte tam burada öyle bir soru geliyor ki insanın içini kemiriyor eczane ruhsatı kaç gün içinde çıkar. Hemen şimdi, hiç zaman kaybetmeden konuyu konuşalım istedim. Öğrendiğim, yaşadığım, paylaşılan tecrübelerle yoğrulmuş, şahane bir sohbet açılıyor şimdi önünde.

Eczacının Sabır Sınavı Başvuru Anı

Bu işin adı başvuruyla başlıyorsa, bilin ki sabır da hemen arkasından kapıdan içeri giriyor. Eczane açmak isteyen bir kişi öncelikle mezun olmuş bir eczacı olmak zorunda. E o diploma çantaya atılıp gidilmiyor tabii. Önce Sağlık Bakanlığı’nın sistemine kayıt olunuyor. Bu sistemin adı herkesin dilinde pelesenk oldu Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nun o meşhur Eczane Veri Sistemi. Oraya girip başvuruyu başlattığın an, öyle bir ciddiyet geliyor ki insana, işte o an anlıyorsun bu iş oyun değil.
Belgeleri hazırlamak kısmen kolay ama yine de insanı terletiyor. Diplomaların asılları, kayıt belgeleri, proje izinleri derken bir kağıt dağının içinde buluyorsun kendini. Yanlış anlama, bir hüzün havası değil bu, bilakis heyecanlı bir karmaşa. Çünkü her evrak seni hayaline bir adım daha yaklaştırıyor.
Sürecin en başında şehir efsaneleri fısıldanıyor sağdan soldan. Kimisi diyor 5 günde çıktı, kimisi 3 ay beklediğini söylüyor. Sordum birine ne olmuştu da 3 ay sürmüştü, dedi ki ruhsat başvurumda ikinci adresimle ilgili bir eksiklik vardı. Ah işte bazen küçücük bir detay koskoca bir süreci koca bir kuyuya çevirebiliyor. Hele ki belediyenin onayı gecikti mi, yandın. İçindeki sabır taşı çatlamıyor adeta tuzla buz oluyor.

Yetkililerle Dans Onay ve Denetleme Süreci

İşin ehli insanlar var bu süreçte. Halk arasında müfettiş olarak bilinen ama aslında Sağlık Müdürlüğü görevlisi olan o kıymetli kişilerle bir tanışma dansı başlıyor. Onlar geliyor, adresi inceliyor, eczanenin konumu kurallara uygun mu diye bakıyorlar. Çok küçük bir detay bile sürece ket vurabiliyor. Mesela okuldan kaç metre uzakta olduysan sorun yok ama 99 metre çıktıysa büyük sorun. Bunun örneğini yakından duydum bir tanıdık durumu yaşadı, anlattı. Okulun duvarıyla benim dükkânın duvarı arasındaki mesafe yüzünden tam 2 hafta oyalandım, saçımı başımı yolmadığım kaldı demişti.
Bu kısmı işte heyecanın doruk noktası. Çünkü her şey hazır ama yetkililerden evet denmeden hiçbir şey başlamıyor. Onay geldiyse bir nefes alıyorsun ama içindeki tedirginlik geçmiyor. Çünkü daha sıra belgelerin sisteme yüklenmesine geliyor. Akıl almaz bir uğraş ama bir o kadar da sistematik. Her bir evrak sanki ayrı bir yerin anahtarıymış misali. Eksik olan bir yaprak tamamı dosyanın rafa kaldırılmasına neden olabiliyor.
Bir görevli geçenlerde bazı başvuruların hızla sonuçlandığını yine de yoğunluğa göre sürenin değiştiğini söylemişti. Bu aslında işin gerçeği. Ruhsat süreci bir takvim vermiyor önüne, dilekçe verdin mi tarih atılmıyor üzerine 10 gün sonra hazır olur diye. Bu belirsizlik bazen içini daraltıyor insanın ama sistemin düzgünlüğü sayesinde sonunda ışık görülüyor.

Göz Göre Göre Bekleyenler İl Sağlık Müdürlüğü’nün Rolü

Dosya şimdi İl Sağlık Müdürlüğü’nde. Yani o duvar misali binanın içinde senin geleceğin dilekçe formu şeklinde bir dolabın üzerinde bekliyor. Buradaki memurlar oldukça müşkülpesent çalışıyor, bunu bilmeyen çok. Her evrakı tek tek kontrol ediyorlar. Bahsettiğim bir müdür yardımcısı dedi ki bizim için eczane, halkın ilacı demek, o yüzden her açıdan kontrol ediyoruz. Kendisiyle bir görüşme sırasında bu İnce ayrıntıları ele aldı, söyledikleri epey düşündürdü beni.
İşin burasında çoğu zaman rulet misali bir durum var. Başvurunun onaylanacağı süre tamamen Müdürlük’teki yoğunlukla alakalı. Yani bir nevi toplum içinde ilerleyen bir çarkın parçası oluyorsun. Kimisi bir haftada çıkartıyor, kimisi 1 ay ellerini ovuşturuyor.
Bekleyenler arasında bir eczacı arkadaşım paylaştı, evrakı tam ve detaylara inilmiş teslim ettiğini ama öteki sayısız başvuruyla aynı gün işlem gördüğü için sürecin biraz yavaş ilerlediğini söyledi. Kendisi çok mütevekkil bir insandır aslında ama bir noktada gözleri dolmuştu konuşurken. Dedi ki hastane eczacılığından çıkıp hayal kurarak başladım ama bürokrasiyle sınandım. O an bu sistemin sadece ve sadece belge değil duygu odaklı olduğunu da iliklerime kadar hissettim.

Açılış Günü O Mühür Vurulduğunda

Bir sabah telefon çalar, Müdürlük’ten aranırsın. Derler ki ruhsatınız çıktı, gelip teslim alabilirsiniz. İşte o an, tamamı sürecin üzerine serin bir haz duygusu siner. O kağıdı eline alıp eczanenin kapısını araladığın an, yaşadığın şey sadece ve sadece bir açılış değil, ömrünün bir ödülüdür adeta.
Ne var ki o kağıdı almakla da bitmiyor serüven. Belediyeden alınacak iş yeri açma ruhsatı var, vergi levhası var, SGK sözleşmesi yapacaksın, ecza deposundan ilaç siparişi vereceksin, hasta seni tanıyacak, sen onları… Ama işin kalbi, ruhsat. Damar misali, olmazsa olmaz.
Tamamı süreci toparlayacak olursam yaşanmış tecrübelerden gördüğüm o ki eczane ruhsatı ortalama 2 hafta ile 40 gün arasında çıkıyor. Bu süre senin başvuruna gösterdiğin özenle, bağlı olduğun ildeki yoğunlukla, sistemdeki detaylarla şekilleniyor. Kimisi bayrama denk getiriyor biraz uzuyor, kimisi sabah erken gidiyor işlem hızlanıyor. Tam bir satranç tahtası misali.
Bekleme süreci insanı zaman zaman acıtan bir duyguyla karşı karşıya bırakıyor, bazen çaresiz misali hissettiriyor ama o günü gördüğünde tamamı bu hummalı çaban bir anlam kazanıyor. Elinde ruhsat, gözlerinde umudu taşıyan bir eczacı olarak yola devam ediyorsun.
eczane ruhsatı kaç günde çıkar diye soran biri olursa, sadece ve sadece günü söylememek lazım. Hazırlıklara ne kadar sadık kaldın, sistemi ne kadar dikkatle takip ettin ve sabrını ne kadar koruyabildin misali sorular da mühim. Bürokrasiyle dost olmanın, sistemle dans etmenin ve hayallerinin peşinden gitmenin birleşimidir aslında bu ruhsat.
Son bir anekdot paylaşayım. Bir eczacı arkadaşım vardı, ruhsat süreci uzadığı için morali yerlere inmişti. Bir akşam yemeğinde konuşurken dedi ki her şey elimdeki belgeler misali duruyordu, sonra bir gün aradılar ve yarın gelip alabilirsiniz dediler. O an gözleri doldu, gerçekten. İşte dedim içimden, bu belge sadece ve sadece formalite değil, içinde emeğin, hayalin, sabrın özeti.
Şimdi oturup da bu yazıyı yazarken bile içimden geçiyor, keşke her başvuru daha şeffaf, daha çabuk ilerlese. Keşke herkesin ruhsat alırken yaşadığı o belirsizlik dalgaları biraz daha az olsa. Ama yine de biliyorum ki bu mesleği sevdalısı olanlar o sınavı