Merhabalar
Mimari Çizim ve Çevre Düzenlemesi Ayrılmaz İkili
Mimari çizim denilince akla ilk gelen bina tasarımları olsa da asıl amacı mekanın ruhunu yakalamak değil mi? İşte tam da burada çevre düzenlemesi ile olan bağı ortaya çıkıyor. Düşünsenize elinizde muhteşem bir konak projesi var ama çevresindeki ağaçlar yollar çiçekler… Hiçbiri evin atmosferiyle mütenasip değil. Gerçekten hüzün verici olurdu.
Geçenlerde bir mimar arkadaşım anlattı. Yıllar önce yaptığı bir villa projesinde çevre düzenlemesini tamamen göz ardı etmiş. Müşterisi evi çok beğenmiş fakat bahçeye adımını attığı anda hayal kırıklığına uğramış. Ağaçlar evin manzarasını kapatmış yürüyüş yolları kullanışsız çiçekler ise evin mimari tarzıyla hiç uyuşmuyor. Arkadaşım o gün anladığını söylüyor mimari çizim çevreyle bir hepsi olduğunda anlam kazanıyor.
Doğanın İç Mekana Dokunuşu
Bir yapının çevre düzenlemesi sadece ve sadece dışarıdan bakıldığında güzel görünmesi için mi yapılır? Elbette hayır. Pencereden içeri vuran güneş ışığı bahçeden gelen mis misali çiçek kokuları… Bunların insan psikolojisi üzerindeki müspet etkilerini hepimiz biliyoruz. İyi düşünülmüş bir peyzaj tasarımıyla iç mekanlara doğanın ferahlığını taşımak olası.
Hatırlıyorum da çocukken anneannemlerde kalırdım. Bahçeli bir evdi. Sabah uyanır uyanmaz bahçeye koşar elimde bir demet çiçekle içeri girerdim. O güzelim kokular tamamı evi sarardı. İşte o anlar çevreyle iç içe olmanın verdiği mutluluğu bana ilk kez hissettirmişti.
Kalıcı Bir Gelecek İçin
Günümüz dünyasında artık sadece ve sadece estetik kaygılarla hareket edemeyiz. Ekolojik dengeyi korumak sınırlı kaynaklarımızı işe yarayan kullanmak zorundayız. İşte bu noktada çevre düzenlemesi hayati bir rol üstleniyor. Yağmur suyunu toplayan sistemler güneş enerjisinden faydalanan aydınlatmalar doğal malzemelerle tasarlanmış yürüyüş yolları…
Geçtiğimiz günlerde bir dergide okuduğum bir yazı dikkatimi çekti. Yazıda binalarda yeşil çatı uygulamalarının önemine değiniliyordu. Bildiğiniz misali yeşil çatılar hem ısı yalıtımı sağlayarak enerji tasarrufu sağlıyor hem de yağmur suyunun doğal drenajına katkıda bulunuyor. Düşünsenize şehirlerimizdeki tamamı binalarda yeşil çatılar olsa… Hem imaj bir şölen yaşarız hem de çevreye olan etkimizi azaltmış oluruz.
Mekanın Hikayesini Anlatmak
Her yapının kendine kendine özel bir hikayesi vardır. Mimari çizim ve çevre düzenlemesi bu hikayeyi en güzel şekilde anlatmanın araçlarıdır. Sözgelimi tarihi bir yapının çevresinde kullanacağımız bitki türleri ışıklandırma elemanları hatta yürüyüş yollarının malzemesi bile geçmişin izlerini günümüze taşıyabilir.
Yıllar önce ziyaret ettiğim bir müze aklıma geldi. Müzenin bahçesinde gezerken kendimi geçmişe doğru bir yolculukta hissetmiştim. Heykeller fıskiyeler özenle budanmış ağaçlar… Her bir detay müzenin tarihine ışık tutuyordu. İşte mimari ve peyzajın bu muhteşem uyumu sayesinde o gün müzeden unutamayacağım anılarla ayrıldım.
“`