Hiç düşündünüz mü, bazı ilaçlar neden reçeteye bağlı satılıyor ve fiyatları neden bazen cüzdanı biraz sarsabiliyor? Ben uzun yıllardır İstanbul’da eczacılık yapıyorum, bir yandan sağlıkta yenilikçi projelerde yer alırken, diğer yandan mahallede herkesin dostu olmaya gayret ediyorum. Bir ilacı raftan uzatırken arka planda neler olup bittiğini çoğu kişi bilmez. Oysa bu işi biraz kurcalayınca bir dolu ayrıntı ve karar çıkıyor karşınıza. Ben de size bu fiyat serüvenini anlatmak istiyorum. Hem zaman zaman yaşadığım ilginç anları da paylaşacağım, umarım sizi de kendi gözlemlerinizi aktarmaya teşvik ederim.

İlaç Fiyatları Nasıl Belirleniyor

Neden bazı ilaçlar aynı rahatsızlığa iyi gelse de fiyatları birbirinden çok farklı? İnsanın aklına ilk gelen soru bu oluyor. Aslında bütün süreç Sağlık Bakanlığı tarafından yönetiliyor. İlaç ülkeye ilk defa geleceği zaman, Sağlık Bakanlığı ve SGK’nın (Sosyal Güvenlik Kurumu) kapısından geçiyor. Burada üretici veya ithalatçı firmalar, ilacın gerekli belgeleriyle birlikte başvuruyu yapıyor. Aman diyeyim, dosya kalınca! Firmalar ilacın etkinliği hakkında çalışmaları, yan etkilerini, diğer ülkelerdeki kullanımı gibi onlarca ayrıntıyı özenle sunmak zorunda.

İşte o aşamada devlet devreye giriyor ve “Ben bu ilacı vatandaşıma şu kadar fiyattan sunabilirim” diyor. Yani piyasaya girecek reçeteli ilacın taban fiyatı burada belirleniyor. Tabii sadece yerli fiyatlandırmaya bakmıyorlar, Avrupa’daki beş referans ülke dikkate alınıyor. Hatta en düşük fiyat hangi ülkedeyse ona göre bir ayarlama oluyor. Buna “referans fiyat sistemi” deniyor. Haksız da sayılmazlar çünkü Türkiye’nin sağlık bütçesi sınırlı, akıllıca harcamalar yapılmalı.

Bazı dönemler özellikle yabancı kaynaklı ilaçlarda döviz kuru farkı çok gündem olabiliyor. Hemen hepimizin bildiği gibi kur yükseldiğinde ilaç fiyatlarının da artacağı beklentisi oluşuyor. Ancak mevzuatta kur sabitleniyor ve hiçbir şey o kadar kolay ilerlemiyor. Bazen İstanbul’da depolara sığınan eczacı dostlarım, malzeme kutularını elleriyle kontrol ederken, bir ilacın gelişini aylarca beklediğinden dert yanıyor. Çoğu zaman da “Neden bu kadar gecikti?” diye şaşıran hastalara bunun cevabını bulmak için arka planda çok uğraşıp satılamayan kutuları saydığım günleri unutamıyorum.

Reçeteli Olmanın Fiyat Üzerindeki Etkisi Nedir

Hiç bir ilacın elden, reçetesiz alınamadığı için kendinizi çaresiz hissettiniz mi? Bence bu sistemin hem artıları hem eksileri var. Reçeteye bağlı ilaçlar genellikle ciddi hastalıklarda kullanıldığından, kontrolsüz bir şekilde satılmaları büyük tehlikelere neden olabilir. Tabii bu durum fiyatı da etkiliyor. Çünkü devlet, bu tür ilaçların büyük bölümünü geri ödeme listesine alıyor ve vatandaşa bir kısmı ya da tamamı ödeniyor. Fakat herkesin aklına gelen “Devlet veriyorsa bana niye para çıkıyor?” sorusunun cevabı aslında daha karmaşık.

Örneğin, benim de yer aldığım bazı sosyal sorumluluk projelerinde kronik hastalarla sık sık karşılaşıyorum. Onların gönlünü rahatlatmak için her ayrıntıyı açıklamaya çalışıyorum. Hele bir keresinde, İstanbul’da sağanak yağmurlu bir pazartesi sabahıydı; eczaneye koşa koşa gelen yaşlı bir amca “Kızım, raporlu ilacın fiyatı neden değişti?” diye sorunca, kendimi adeta profesör gibi durumu anlatırken bulmuştum. O sabah damlayan yağmurun sesi ile eczanenin içine dolan o taze ilaç kokusu birbirine karışıyor, sanki muayenehaneden çok bir sohbet odasında gibiydik.

Reçeteye bağlı ilaçların fiyatında, devletten alınan ödeme oranı, reçeteyi hangi uzman doktorun yazdığı ve hastanın yaşı gibi parametreler devreye giriyor. Diyelim SGK ilacı yüzde seksen karşılıyor, siz de sadece kalanını ödüyorsunuz. Bu da eczacının kasadaki fiyatı tek başına belirlemediğinin kanıtı oluyor.

Peki ilaç firmalarıyla devlet arasında pazarlıklar olmuyor mu, elbette oluyor. Bazen yeni çıkan bir ilaca erişimi hızlandırmak için, bazen de yerli üretimi teşvik etmek adına fiyatlarda oynama yapılabiliyor. Kiralanan büyük depolarda kutular dizili, üzerlerinde fosforlu kalemle yazılmış son kullanma tarihleri, tıkırtılar ve sayım makinelerinin sesiyle her şeyin ne kadar karmaşık bir sistem olduğunu orada hissediyorsunuz. Yani dümdüz “Fiyat artıyor, indiriyor” demek bu nedenle mümkün değil. Gerçekten çok fazla değişken var. Bazen doktorlar da bu kargaşadan yoruluyor ve hastalara kolay anlaşılır tavsiyeler vermek için eczacılara danışıyorlar.

Sizce sistemde daha şeffaf olunması gerekmez mi? Ben şahsen, hastaların ilacın gerçek değerini ve neden o fiyatı ödediğini şeffafça görebilmesini isterim. Yani sadece kutunun üzerindeki yazıyı değil, her aşamadaki emeği ve karar sürecini de hissetmeleri önemli.

Yağmurlu akşamlarda eczanede çalışırken veya bir projede dışarıda denetim yaparken, duvarlarda modern tıp görsellerinin kattığı steril ve sade atmosferde hep düşünürüm, bu sağlık zincirinin halkalarında herkes kendi işini ne kadar iyi yaparsa sistem o kadar etkili işler. Herkes elini taşın altına koymalı, çünkü ilaç fiyatı konusu hepimizin hayatına temas eden bir mesele.

Sizce reçeteye bağlı ilaçlarda fiyatlandırma sisteminde bir değişiklik yapılmalı mı? Sizin bu konuda yaşadığınız ya da gözlemlediğiniz ilginç bir anınız var mı? Yorumlarda paylaşmak isterseniz çok sevinirim.